
Kapımda bekleyen kırık gülüşlerle
Tatile girmiş aşk parçaları olmalı.
Boğazıma çizikler atan sen,
Gidiyorsun güvensiz rüzgârlarla.
Sana söylemeyeceğim sözleri de koy bavuluna.
Korkup kaçarken uydurma bahanelerle.
Biliyorum sevgi parçalandıkça
Onları topluyorsun sen kavanozlarda
Karanlığın tozlarını sırtlatıp bana
Düşlerimi parçalatıyorsun.
Acımasızsın... Tıpkı,
Dişlerini anıların gözlerine geçirmiş
Gelinin arabesk dualarına
Zamanın fotoğrafını pullaması gibi...
Anlaşılmaz bir tebessümle kesiyorken bileklerini
Gece
Sen, görmediğin yüzlerin vücutlarına saplanmış bir halde
Boşalıyorsun içindeki tüm nefretlerle.
Alkollü damarları kanıyor gelinin
Hıçkırıklara ölümün nefesi karışıyor birdenbire
Küçük bir zaman aralığında yaşanıyor her şey.
Ben, gelin ve sen
Yaşıyor muyuz, ölüyoruz derken?
Özge Şimşek
Yaz 2004
0 yorum:
Yorum Gönder