6 Kasım 2009 Cuma

Ben, Gelin ve Sen


Kapımda bekleyen kırık gülüşlerle

Tatile girmiş aşk parçaları olmalı.

Boğazıma çizikler atan sen,

Gidiyorsun güvensiz rüzgârlarla.

Sana söylemeyeceğim sözleri de koy bavuluna.

Korkup kaçarken uydurma bahanelerle.

Biliyorum sevgi parçalandıkça

Onları topluyorsun sen kavanozlarda

Karanlığın tozlarını sırtlatıp bana

Düşlerimi parçalatıyorsun.

Acımasızsın... Tıpkı,

Dişlerini anıların gözlerine geçirmiş

Gelinin arabesk dualarına

Zamanın fotoğrafını pullaması gibi...

Anlaşılmaz bir tebessümle kesiyorken bileklerini

Gece

Sen, görmediğin yüzlerin vücutlarına saplanmış bir halde

Boşalıyorsun içindeki tüm nefretlerle.

Alkollü damarları kanıyor gelinin

Hıçkırıklara ölümün nefesi karışıyor birdenbire

Küçük bir zaman aralığında yaşanıyor her şey.

Ben, gelin ve sen

Yaşıyor muyuz, ölüyoruz derken?

Özge Şimşek

Yaz 2004

0 yorum:

Yorum Gönder